<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[Aykut Kuşkaya Fan Sitesi - Tüm Forumlar]]></title>
		<link>http://www.aykutkuskaya.biz/</link>
		<description><![CDATA[Aykut Kuşkaya Fan Sitesi - http://www.aykutkuskaya.biz]]></description>
		<pubDate>Thu, 11 Mar 2010 14:50:19 +0300</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[Aşk Defteri...]]></title>
			<link>http://www.aykutkuskaya.biz/Ask-Defteri</link>
			<pubDate>Sat, 20 Feb 2010 05:11:07 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.aykutkuskaya.biz/Ask-Defteri</guid>
			<description><![CDATA[Kendine yakıştıramadığın Aşk'sa, sen kendine neyi yakıştırıyorsun.<br />
Oynama benimle ben senin öfken değilim<br />
Kanunları bozan Aşk'ın suçu bu.<br />
Suçlusun dostum, itiraf et !<br />
Hüzünlü bir çerkez türküsü, çakal ulaması değil bu...<br />
Parçalarımı, yedi ayrı havanda dövdün<br />
Aldın pazara götürdün, çöle attın.<br />
Ölsem yalvarvam sana, sen için !!!<br />
Ben, ben Aşk'ın kölesiyim dostum...<br />
Arzuların çırağı olmak bana göre değil<br />
Ben sendeki sonsuzluğun peşindeyim...<br />
Filmin en güzel yeri, sonudur<br />
İlk ve sonum,<br />
Nefsim , nefesim<br />
Bedenim, tende duran ruhum,<br />
darlık verenim, huzur verenim,<br />
Kahredenim, yaşama hevesim,<br />
Kargaşam, sükûtum<br />
Derinliğim, gözbebeğim,<br />
Benden öncem, biz yapanım,<br />
Hiçim...<br />
Sert rüzgarım, ilkbaharım<br />
karanlığım, günışığım,<br />
Çatıkkaşım,tebesümüm<br />
Kanım, sözlerim,<br />
Varlığım yokluğum,<br />
Hükmüm, merkezim<br />
Zamanım, üzerine yemin ettiğim,<br />
Arkadaşım, dostum sırdaşım, emeğim, gözyaşım,<br />
Filmin en güzel yeri, kazam kaderim]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Kendine yakıştıramadığın Aşk'sa, sen kendine neyi yakıştırıyorsun.<br />
Oynama benimle ben senin öfken değilim<br />
Kanunları bozan Aşk'ın suçu bu.<br />
Suçlusun dostum, itiraf et !<br />
Hüzünlü bir çerkez türküsü, çakal ulaması değil bu...<br />
Parçalarımı, yedi ayrı havanda dövdün<br />
Aldın pazara götürdün, çöle attın.<br />
Ölsem yalvarvam sana, sen için !!!<br />
Ben, ben Aşk'ın kölesiyim dostum...<br />
Arzuların çırağı olmak bana göre değil<br />
Ben sendeki sonsuzluğun peşindeyim...<br />
Filmin en güzel yeri, sonudur<br />
İlk ve sonum,<br />
Nefsim , nefesim<br />
Bedenim, tende duran ruhum,<br />
darlık verenim, huzur verenim,<br />
Kahredenim, yaşama hevesim,<br />
Kargaşam, sükûtum<br />
Derinliğim, gözbebeğim,<br />
Benden öncem, biz yapanım,<br />
Hiçim...<br />
Sert rüzgarım, ilkbaharım<br />
karanlığım, günışığım,<br />
Çatıkkaşım,tebesümüm<br />
Kanım, sözlerim,<br />
Varlığım yokluğum,<br />
Hükmüm, merkezim<br />
Zamanım, üzerine yemin ettiğim,<br />
Arkadaşım, dostum sırdaşım, emeğim, gözyaşım,<br />
Filmin en güzel yeri, kazam kaderim]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[s.a kıymetli insanlar]]></title>
			<link>http://www.aykutkuskaya.biz/s-a-kiymetli-insanlar</link>
			<pubDate>Sat, 23 Jan 2010 22:02:58 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.aykutkuskaya.biz/s-a-kiymetli-insanlar</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;"><span style="font-family: Arial;"><span style="font-style: italic;"><span style="color: #C71585;">Bu aziz güzel sitenin yeni üyesiyim.. Umarım hoşgelmişimdir.. Her birinizi sevgi saygıyla selamlıyorum.. Muhabbetle ..</span></span></span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;"><span style="font-family: Arial;"><span style="font-style: italic;"><span style="color: #C71585;">Bu aziz güzel sitenin yeni üyesiyim.. Umarım hoşgelmişimdir.. Her birinizi sevgi saygıyla selamlıyorum.. Muhabbetle ..</span></span></span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Canlı Müzik]]></title>
			<link>http://www.aykutkuskaya.biz/Canli-Muzik</link>
			<pubDate>Sun, 10 Jan 2010 23:42:59 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.aykutkuskaya.biz/Canli-Muzik</guid>
			<description><![CDATA[<img src="http://photos-h.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc3/hs154.snc3/18180_1299133792856_1065723099_915045_7139778_n.jpg" border="0" alt="[Resim: 18180_1299133792856_1065723099_915045_7139778_n.jpg&#93;" /><br />
Aykut Kuşkaya ile 14 Ocak'tan itibaren her perşembe CANLI MÜZİK<br />
 <br />
HANCI CAFE<br />
 <br />
Sa: 20.30<br />
 <br />
Ünalan Mh. Ayazma Cd. No: 11 Üsküdar - İst.<br />
 <br />
İrtibat ve Rez: 0530 4129936 - 0216 3178804<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Menajerlik ve İletişim<br />
 <br />
İsmail Alataş / TUNA Organizasyon<br />
ismailalatas@gmail.com<br />
info@tunaorganizasyon.com<br />
 <br />
Tel: 0530 3914444 - 0212 2753467</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<img src="http://photos-h.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc3/hs154.snc3/18180_1299133792856_1065723099_915045_7139778_n.jpg" border="0" alt="[Resim: 18180_1299133792856_1065723099_915045_7139778_n.jpg]" /><br />
Aykut Kuşkaya ile 14 Ocak'tan itibaren her perşembe CANLI MÜZİK<br />
 <br />
HANCI CAFE<br />
 <br />
Sa: 20.30<br />
 <br />
Ünalan Mh. Ayazma Cd. No: 11 Üsküdar - İst.<br />
 <br />
İrtibat ve Rez: 0530 4129936 - 0216 3178804<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Menajerlik ve İletişim<br />
 <br />
İsmail Alataş / TUNA Organizasyon<br />
ismailalatas@gmail.com<br />
info@tunaorganizasyon.com<br />
 <br />
Tel: 0530 3914444 - 0212 2753467</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[boşa akacak zaman]]></title>
			<link>http://www.aykutkuskaya.biz/bosa-akacak-zaman</link>
			<pubDate>Tue, 08 Dec 2009 13:01:13 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.aykutkuskaya.biz/bosa-akacak-zaman</guid>
			<description><![CDATA[Bundan sonra zaman boşa akacak<br />
Zaman gittiğin yerde donup kalacak<br />
Saatler gidişinin çanlarını çalacak<br />
Yüreğim her gun gidişinin yarasını akıtacak….<br />
Yıldızlar küsecek gökyüzüne<br />
Kuşlar konmayacak ağaçların dallarına<br />
Rüzgar yapraklarını savurmıycak ….<br />
Güneş inat edecek doğmamak için<br />
Bu zamansız gidişin beni darma dağın edecek<br />
Ve ben seni öldü sayacağım<br />
Yüreğimdeki mezara gömeceğim seni<br />
Her gun senın için akana göz yaşarlımla sulayacağım <br />
İçimdeki mezarını…<br />
Ve artık benm olacak kaldırım taşları<br />
İçki şişeleri<br />
Ve ben birkez daha yudumlarken seni içime<br />
Öldü sayacağım seni….<br />
<br />
         Saliha Demir]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Bundan sonra zaman boşa akacak<br />
Zaman gittiğin yerde donup kalacak<br />
Saatler gidişinin çanlarını çalacak<br />
Yüreğim her gun gidişinin yarasını akıtacak….<br />
Yıldızlar küsecek gökyüzüne<br />
Kuşlar konmayacak ağaçların dallarına<br />
Rüzgar yapraklarını savurmıycak ….<br />
Güneş inat edecek doğmamak için<br />
Bu zamansız gidişin beni darma dağın edecek<br />
Ve ben seni öldü sayacağım<br />
Yüreğimdeki mezara gömeceğim seni<br />
Her gun senın için akana göz yaşarlımla sulayacağım <br />
İçimdeki mezarını…<br />
Ve artık benm olacak kaldırım taşları<br />
İçki şişeleri<br />
Ve ben birkez daha yudumlarken seni içime<br />
Öldü sayacağım seni….<br />
<br />
         Saliha Demir]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[UZUN BİR ARADAN SONRA]]></title>
			<link>http://www.aykutkuskaya.biz/UZUN-BIR-ARADAN-SONRA</link>
			<pubDate>Sun, 06 Dec 2009 15:23:25 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.aykutkuskaya.biz/UZUN-BIR-ARADAN-SONRA</guid>
			<description><![CDATA[Mahşer günü, yüzünü son bir defa daha görmek için.<br />
Son defa konuşuyorum arkandan<br />
Senin için, inişli çıkışlı bestelerin içinden geçiyorum<br />
Bahanelere, dünyanın en güzel yemeklerinede karnım yok<br />
Kaderim sensen, ben yalanlarınıda seviyorum...<br />
Sadece insanlardan biriyim.<br />
İnsan olabildiğim kadar insanlardan biri<br />
Birde Aşkın var beni diğerlerinden ayıran<br />
Elimin, ayağımın, gözlerimin şahitlik ettiği...<br />
Kalbimin en emin orkestrasından, sana şarkı diye sunulan<br />
En fazla seni sevebiliyorum diye kınayamazsın beni<br />
öyle bir kenara atamazsın<br />
Dile getirip rezil ederim seni..<br />
Söyleyenin bir yüzü,<br />
Senin o güzel yüzün iki kere kararır !<br />
Aşkımın sağlamasını yapar işte gözlerin<br />
ne bir eksik, ne bir fazla..<br />
Seni bulurum bütün çıkmaz sokakların sonunda<br />
Gözlerin bir kapı açar, gözlerimi büyülediği anda...<br />
Önce kendine söyleyebilmeli insan; <br />
Kadersiz denmeyi hak etmediği kaderin...<br />
Kaderin kaza olmuş halini kendine yedirmeği<br />
Öğrenmeli zamanla, dağın yerden yüksekliğini<br />
Ankla kuşunun tüylerinin yaşanan Aşklardan ürperdiğini...<br />
Ve bu kadar işte...<br />
Ellerimle gösteriyorum sana olan sevgimi<br />
Seni şu kadarcık seviyorum !<br />
Şu tuz,<br />
Şu ekmek,<br />
Şu su kadar...<br />
Eskilerin anlattığı, olmazsa yaşayamazsın ana fikrinin verildiği masallar gibi.<br />
Seni masallar gibi,<br />
cennetin kapanı ölüm gibi,<br />
Seni mahşer günü görebilmek için üstüme hakkını alacak kadar,<br />
Son defa konuşuyorum arkandan<br />
Seni seviyorum...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Mahşer günü, yüzünü son bir defa daha görmek için.<br />
Son defa konuşuyorum arkandan<br />
Senin için, inişli çıkışlı bestelerin içinden geçiyorum<br />
Bahanelere, dünyanın en güzel yemeklerinede karnım yok<br />
Kaderim sensen, ben yalanlarınıda seviyorum...<br />
Sadece insanlardan biriyim.<br />
İnsan olabildiğim kadar insanlardan biri<br />
Birde Aşkın var beni diğerlerinden ayıran<br />
Elimin, ayağımın, gözlerimin şahitlik ettiği...<br />
Kalbimin en emin orkestrasından, sana şarkı diye sunulan<br />
En fazla seni sevebiliyorum diye kınayamazsın beni<br />
öyle bir kenara atamazsın<br />
Dile getirip rezil ederim seni..<br />
Söyleyenin bir yüzü,<br />
Senin o güzel yüzün iki kere kararır !<br />
Aşkımın sağlamasını yapar işte gözlerin<br />
ne bir eksik, ne bir fazla..<br />
Seni bulurum bütün çıkmaz sokakların sonunda<br />
Gözlerin bir kapı açar, gözlerimi büyülediği anda...<br />
Önce kendine söyleyebilmeli insan; <br />
Kadersiz denmeyi hak etmediği kaderin...<br />
Kaderin kaza olmuş halini kendine yedirmeği<br />
Öğrenmeli zamanla, dağın yerden yüksekliğini<br />
Ankla kuşunun tüylerinin yaşanan Aşklardan ürperdiğini...<br />
Ve bu kadar işte...<br />
Ellerimle gösteriyorum sana olan sevgimi<br />
Seni şu kadarcık seviyorum !<br />
Şu tuz,<br />
Şu ekmek,<br />
Şu su kadar...<br />
Eskilerin anlattığı, olmazsa yaşayamazsın ana fikrinin verildiği masallar gibi.<br />
Seni masallar gibi,<br />
cennetin kapanı ölüm gibi,<br />
Seni mahşer günü görebilmek için üstüme hakkını alacak kadar,<br />
Son defa konuşuyorum arkandan<br />
Seni seviyorum...]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Aykut Kuşkaya Google Group Açılmıştır.]]></title>
			<link>http://www.aykutkuskaya.biz/Aykut-Kuskaya-Google-Group-Acilmistir</link>
			<pubDate>Fri, 27 Nov 2009 19:25:01 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.aykutkuskaya.biz/Aykut-Kuskaya-Google-Group-Acilmistir</guid>
			<description><![CDATA[Aykut Kuşkaya Google Group Açılmıştır. <br />
<img src="http://img21.imageshack.us/img21/8654/adszmq.png" border="0" alt="[Resim: adszmq.png&#93;" /><br />
<br />
<a href="http://groups.google.com/group/aykutkuskaya" target="_blank">http://groups.google.com/group/aykutkuskaya</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Aykut Kuşkaya Google Group Açılmıştır. <br />
<img src="http://img21.imageshack.us/img21/8654/adszmq.png" border="0" alt="[Resim: adszmq.png]" /><br />
<br />
<a href="http://groups.google.com/group/aykutkuskaya" target="_blank">http://groups.google.com/group/aykutkuskaya</a>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Aykut Kuşkaya ile GİTAR KURSU kayıtları başladı]]></title>
			<link>http://www.aykutkuskaya.biz/Aykut-Kuskaya-ile-GITAR-KURSU-kayitlari-basladi</link>
			<pubDate>Wed, 18 Nov 2009 16:16:32 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.aykutkuskaya.biz/Aykut-Kuskaya-ile-GITAR-KURSU-kayitlari-basladi</guid>
			<description><![CDATA[<img src="http://photos-f.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc3/hs116.snc3/16336_1258610219792_1065723099_800654_5968877_n.jpg" border="0" alt="[Resim: 16336_1258610219792_1065723099_800654_5968877_n.jpg&#93;" /><br />
<br />
Aykut Kuşkaya ile GİTAR KURSU kayıtları başladı.<br />
(Genel ve özel / Hafta içi ve hafta sonu / Yetişkin ve çocuk)<br />
Bilgi için RENKSANAT<br />
0216 575 52 57<br />
info@renksanat.com<br />
<a href="http://www.renksanat.com" target="_blank">http://www.renksanat.com</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<img src="http://photos-f.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc3/hs116.snc3/16336_1258610219792_1065723099_800654_5968877_n.jpg" border="0" alt="[Resim: 16336_1258610219792_1065723099_800654_5968877_n.jpg]" /><br />
<br />
Aykut Kuşkaya ile GİTAR KURSU kayıtları başladı.<br />
(Genel ve özel / Hafta içi ve hafta sonu / Yetişkin ve çocuk)<br />
Bilgi için RENKSANAT<br />
0216 575 52 57<br />
info@renksanat.com<br />
<a href="http://www.renksanat.com" target="_blank">http://www.renksanat.com</a>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[konser]]></title>
			<link>http://www.aykutkuskaya.biz/konser--1023</link>
			<pubDate>Fri, 06 Nov 2009 20:10:21 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.aykutkuskaya.biz/konser--1023</guid>
			<description><![CDATA[yakında konser yok mu?biz konser istiyoruz<img src="http://www.aykutkuskaya.biz/images/smilies/smile.gif" style="vertical-align: middle;" border="0" alt="Smile" title="Smile" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[yakında konser yok mu?biz konser istiyoruz<img src="http://www.aykutkuskaya.biz/images/smilies/smile.gif" style="vertical-align: middle;" border="0" alt="Smile" title="Smile" />]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Sessiz ol giderken... Aşk arka odamda uyuya kalmış...]]></title>
			<link>http://www.aykutkuskaya.biz/Sessiz-ol-giderken-Ask-arka-odamda-uyuya-kalmis</link>
			<pubDate>Thu, 29 Oct 2009 18:32:35 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.aykutkuskaya.biz/Sessiz-ol-giderken-Ask-arka-odamda-uyuya-kalmis</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;">Sessiz ol giderken; adımları küçük at..<br />
Cümlelerin uzun olsun sesin sakin ve ürkek;<br />
Bakışlarını çevirme benden .. bırak soluklarını son kez değsin Göğsüme<br />
ve Tek bir cümle kurarak git.. yas tutmayı bana bırak<br />
Ben Beklerim seni;kapıdan çıkmanı;kapatmanı ve sokağa inişini...<br />
Ardından bakarım usulca ..<br />
Biliyorsun suskunluğumun sebebini niçin gitme ! Diyemediğimi;<br />
Ve bende biliyorum ki gitmek istediğini ama ne olur sessiz ol..<br />
Aşk halen arka odamda kalıyor, habersiz senin gideceğinden<br />
Söylemedim daha ,bırak kalsın o oylece...<br />
<br />
Ayak seslerine aşina kulaklarım.. apansızca; dumura uğramıs gibisin<br />
Kapı kapandı ,kan içinde kaldım üşüyorum..susuyorum<br />
Kapat ne olur pencerelerini ardından;<br />
Dışarıdan hüznün doluyor içime<br />
Üşüyorum..Donuyorum ..gözlerim boşlukta .. dalıyorum hiçliğine<br />
Yürüyorsun simdi Malta'nın kehribar kokan taşlı sokaklarında<br />
Ayaklarına takılıyor çakıl taşları;Sende ağlıyorsun yiten sevdanın ardına<br />
Ağlama Sen sevdiceğim, hiç yakışıyormu bu sana;<br />
Ayrılığı sen istemedin mi nedir bu telaşın?<br />
Bu temaşân;hengeman niye !<br />
Uzaktasın simdi ..<br />
Koşsam varamam..peşine düşsem varamam<br />
Kimbilir kaçıncı sokağımızdan geçtin ;<br />
Biz kokan hangi duvarlara tutundunda Düşmemek için bekledin..<br />
hangi hayallerimize daldı düşlerin..<br />
Halen yürüyorsun; Fatih'in koca camii'sinin avlusundasın<br />
Güvercinler uçusuyor üstünden; kimileri yerlerde yem yiyiyor<br />
Kimileri eğlendiriyor koşuşturan çocukları; gözünde hiç biri yok bilirim<br />
Ve yine bilirim beni bir zamanlar ne çok sevdiğini<br />
Özlediğinide Bilirim;<br />
Ama bilmezdim Gidişini !<br />
Beni böyle bitirişini..<br />
Sevgili...<br />
<br />
Yürümektesin halen eve az kaldı ; merdivenleri çıkacaksın<br />
kapıyı açıp Keşmekeş bir halde odana koşacaksın;<br />
Bilirim odanı senin.. Küçük pencereni..aynanı;perdelerini<br />
Soğuk havalarda camdan bakıp hayal kurduğunuda bilirim..<br />
Buğulu sesinle türküler mırıldandığını.. ve buğulu camlara Adımı Yazdığını<br />
Bilirim sevgili...<br />
Annen koşacak ardından;teleşla<br />
Su isteyeceksin; hüzünlü bir tebessüm fırlatacaksın ortalığa<br />
Susacaksın önce;dilin susacak cümlelerin çoraklasacak<br />
ve Bitti Diyeceksin ..<br />
Bitti..<br />
Bitti... artık<br />
Diyebilecekmisin ?<br />
<br />
Sessiz ol giderken.. Aşk arka odamda uyuya kalmış</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;">Sessiz ol giderken; adımları küçük at..<br />
Cümlelerin uzun olsun sesin sakin ve ürkek;<br />
Bakışlarını çevirme benden .. bırak soluklarını son kez değsin Göğsüme<br />
ve Tek bir cümle kurarak git.. yas tutmayı bana bırak<br />
Ben Beklerim seni;kapıdan çıkmanı;kapatmanı ve sokağa inişini...<br />
Ardından bakarım usulca ..<br />
Biliyorsun suskunluğumun sebebini niçin gitme ! Diyemediğimi;<br />
Ve bende biliyorum ki gitmek istediğini ama ne olur sessiz ol..<br />
Aşk halen arka odamda kalıyor, habersiz senin gideceğinden<br />
Söylemedim daha ,bırak kalsın o oylece...<br />
<br />
Ayak seslerine aşina kulaklarım.. apansızca; dumura uğramıs gibisin<br />
Kapı kapandı ,kan içinde kaldım üşüyorum..susuyorum<br />
Kapat ne olur pencerelerini ardından;<br />
Dışarıdan hüznün doluyor içime<br />
Üşüyorum..Donuyorum ..gözlerim boşlukta .. dalıyorum hiçliğine<br />
Yürüyorsun simdi Malta'nın kehribar kokan taşlı sokaklarında<br />
Ayaklarına takılıyor çakıl taşları;Sende ağlıyorsun yiten sevdanın ardına<br />
Ağlama Sen sevdiceğim, hiç yakışıyormu bu sana;<br />
Ayrılığı sen istemedin mi nedir bu telaşın?<br />
Bu temaşân;hengeman niye !<br />
Uzaktasın simdi ..<br />
Koşsam varamam..peşine düşsem varamam<br />
Kimbilir kaçıncı sokağımızdan geçtin ;<br />
Biz kokan hangi duvarlara tutundunda Düşmemek için bekledin..<br />
hangi hayallerimize daldı düşlerin..<br />
Halen yürüyorsun; Fatih'in koca camii'sinin avlusundasın<br />
Güvercinler uçusuyor üstünden; kimileri yerlerde yem yiyiyor<br />
Kimileri eğlendiriyor koşuşturan çocukları; gözünde hiç biri yok bilirim<br />
Ve yine bilirim beni bir zamanlar ne çok sevdiğini<br />
Özlediğinide Bilirim;<br />
Ama bilmezdim Gidişini !<br />
Beni böyle bitirişini..<br />
Sevgili...<br />
<br />
Yürümektesin halen eve az kaldı ; merdivenleri çıkacaksın<br />
kapıyı açıp Keşmekeş bir halde odana koşacaksın;<br />
Bilirim odanı senin.. Küçük pencereni..aynanı;perdelerini<br />
Soğuk havalarda camdan bakıp hayal kurduğunuda bilirim..<br />
Buğulu sesinle türküler mırıldandığını.. ve buğulu camlara Adımı Yazdığını<br />
Bilirim sevgili...<br />
Annen koşacak ardından;teleşla<br />
Su isteyeceksin; hüzünlü bir tebessüm fırlatacaksın ortalığa<br />
Susacaksın önce;dilin susacak cümlelerin çoraklasacak<br />
ve Bitti Diyeceksin ..<br />
Bitti..<br />
Bitti... artık<br />
Diyebilecekmisin ?<br />
<br />
Sessiz ol giderken.. Aşk arka odamda uyuya kalmış</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Sanal Sınıfta Ders:)]]></title>
			<link>http://www.aykutkuskaya.biz/Sanal-Sinifta-Ders</link>
			<pubDate>Mon, 14 Sep 2009 02:54:45 +0400</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.aykutkuskaya.biz/Sanal-Sinifta-Ders</guid>
			<description><![CDATA[Van'ın Erciş ilçesinde bir öğretmen, kurduğu sanal sınıfta öğrencilerine ücretsiz matematik dersi veriyor.<br />
<br />
<br />
Erciş Cumhuriyet İlköğretim Okulu Matematik Öğretmeni Onur Uluturhan yaptığı açıklamada, boş zamanlarını değerlendirmek için bir bilgisayar  satın aldığını söyledi.<br />
<br />
Uluturhan, daha sonra  aldığı ekipmanla bilgisayarını güçlendirerek  öğrencilerine yararlı olabilmek için sanal sınıf oluşturmaya karar verdiğini  anlattı. Kararını öğrencileriyle paylaştığını ifade eden Uluturhan, “Bilgisayarı  olan öğrencilerime birer tane de mikrofon almaları gerektiğini söyledim.  Öğrencilerime internet üzerinden hem yazılı hem de anlatımlı olarak dersler  vermeye başladım. Geçen yıl öğrencilerimin çoğunu Seviye Belirleme Sınavı'na  (SBS) bu yolla hazırladım” dedi.<br />
         <br />
Matematik dersi konusunda sıkıntı yaşayan veya soru sormak isteyen her  öğrencinin “www.uluturhan.com” adresi üzerinde kendisine ulaşabileceğini  anlatan Uluturhan, “Bu hizmet karşılığında herhangi bir ücret talep etmem söz  konusu değil. Bunu zaten boş vakitlerimde yapıyorum. Matematik ders  kitaplarındaki problemleri karşılıklı olarak çözüyoruz. Bu çalışmadan dolayı  geçen yıl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından taktirle ödüllendirildim. Sanal sınıf  çalışmam devam edecek. İsteyen her öğrenci rahatlıkla bana ulaşabilir ve ulaşan  her öğrenciye de yardımcı olmaya devam edeceğim” diye konuştu.<br />
<br />
AA]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Van'ın Erciş ilçesinde bir öğretmen, kurduğu sanal sınıfta öğrencilerine ücretsiz matematik dersi veriyor.<br />
<br />
<br />
Erciş Cumhuriyet İlköğretim Okulu Matematik Öğretmeni Onur Uluturhan yaptığı açıklamada, boş zamanlarını değerlendirmek için bir bilgisayar  satın aldığını söyledi.<br />
<br />
Uluturhan, daha sonra  aldığı ekipmanla bilgisayarını güçlendirerek  öğrencilerine yararlı olabilmek için sanal sınıf oluşturmaya karar verdiğini  anlattı. Kararını öğrencileriyle paylaştığını ifade eden Uluturhan, “Bilgisayarı  olan öğrencilerime birer tane de mikrofon almaları gerektiğini söyledim.  Öğrencilerime internet üzerinden hem yazılı hem de anlatımlı olarak dersler  vermeye başladım. Geçen yıl öğrencilerimin çoğunu Seviye Belirleme Sınavı'na  (SBS) bu yolla hazırladım” dedi.<br />
         <br />
Matematik dersi konusunda sıkıntı yaşayan veya soru sormak isteyen her  öğrencinin “www.uluturhan.com” adresi üzerinde kendisine ulaşabileceğini  anlatan Uluturhan, “Bu hizmet karşılığında herhangi bir ücret talep etmem söz  konusu değil. Bunu zaten boş vakitlerimde yapıyorum. Matematik ders  kitaplarındaki problemleri karşılıklı olarak çözüyoruz. Bu çalışmadan dolayı  geçen yıl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından taktirle ödüllendirildim. Sanal sınıf  çalışmam devam edecek. İsteyen her öğrenci rahatlıkla bana ulaşabilir ve ulaşan  her öğrenciye de yardımcı olmaya devam edeceğim” diye konuştu.<br />
<br />
AA]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Bağcılar 2009 konseri...]]></title>
			<link>http://www.aykutkuskaya.biz/Bagcilar-2009-konseri</link>
			<pubDate>Thu, 10 Sep 2009 03:05:49 +0400</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.aykutkuskaya.biz/Bagcilar-2009-konseri</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;">06.09.09 Bağcılar Konseri...</span><br />
<img src="http://i0909.hizliresim.com/2009/9/10/112.jpg" border="0" alt="[Resim: 112.jpg&#93;" /><br />
<img src="http://i0909.hizliresim.com/2009/9/10/124.jpg" border="0" alt="[Resim: 124.jpg&#93;" /><br />
<img src="http://i0909.hizliresim.com/2009/9/10/130.jpg" border="0" alt="[Resim: 130.jpg&#93;" /><br />
<img src="http://i0909.hizliresim.com/2009/9/10/131.jpg" border="0" alt="[Resim: 131.jpg&#93;" /><br />
<img src="http://i0909.hizliresim.com/2009/9/10/136.jpg" border="0" alt="[Resim: 136.jpg&#93;" /><br />
<img src="http://i0909.hizliresim.com/2009/9/10/138.jpg" border="0" alt="[Resim: 138.jpg&#93;" /><br />
<img src="http://i0909.hizliresim.com/2009/9/10/142.jpg" border="0" alt="[Resim: 142.jpg&#93;" /><br />
<img src="http://i0909.hizliresim.com/2009/9/10/144.jpg" border="0" alt="[Resim: 144.jpg&#93;" /><br />
<img src="http://i0909.hizliresim.com/2009/9/10/145.jpg" border="0" alt="[Resim: 145.jpg&#93;" /><br />
<img src="http://i0909.hizliresim.com/2009/9/10/152.jpg" border="0" alt="[Resim: 152.jpg&#93;" /><hr />
<span style="font-weight: bold;">Kısa sürmesine rağmen çok eğlendim yaşatmış olduğu güzel anlar için eyvallah Aykut abi.<br />
</span><br />
<img src="http://i0909.hizliresim.com/2009/9/10/205.jpg" border="0" alt="[Resim: 205.jpg&#93;" /><br />
<img src="http://i0909.hizliresim.com/2009/9/10/208.jpg" border="0" alt="[Resim: 208.jpg&#93;" /><br />
<img src="http://i0909.hizliresim.com/2009/9/10/210.jpg" border="0" alt="[Resim: 210.jpg&#93;" /><br />
<img src="http://i0909.hizliresim.com/2009/9/10/213.jpg" border="0" alt="[Resim: 213.jpg&#93;" /><br />
<img src="http://i0909.hizliresim.com/2009/9/10/217.jpg" border="0" alt="[Resim: 217.jpg&#93;" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;">06.09.09 Bağcılar Konseri...</span><br />
<img src="http://i0909.hizliresim.com/2009/9/10/112.jpg" border="0" alt="[Resim: 112.jpg]" /><br />
<img src="http://i0909.hizliresim.com/2009/9/10/124.jpg" border="0" alt="[Resim: 124.jpg]" /><br />
<img src="http://i0909.hizliresim.com/2009/9/10/130.jpg" border="0" alt="[Resim: 130.jpg]" /><br />
<img src="http://i0909.hizliresim.com/2009/9/10/131.jpg" border="0" alt="[Resim: 131.jpg]" /><br />
<img src="http://i0909.hizliresim.com/2009/9/10/136.jpg" border="0" alt="[Resim: 136.jpg]" /><br />
<img src="http://i0909.hizliresim.com/2009/9/10/138.jpg" border="0" alt="[Resim: 138.jpg]" /><br />
<img src="http://i0909.hizliresim.com/2009/9/10/142.jpg" border="0" alt="[Resim: 142.jpg]" /><br />
<img src="http://i0909.hizliresim.com/2009/9/10/144.jpg" border="0" alt="[Resim: 144.jpg]" /><br />
<img src="http://i0909.hizliresim.com/2009/9/10/145.jpg" border="0" alt="[Resim: 145.jpg]" /><br />
<img src="http://i0909.hizliresim.com/2009/9/10/152.jpg" border="0" alt="[Resim: 152.jpg]" /><hr />
<span style="font-weight: bold;">Kısa sürmesine rağmen çok eğlendim yaşatmış olduğu güzel anlar için eyvallah Aykut abi.<br />
</span><br />
<img src="http://i0909.hizliresim.com/2009/9/10/205.jpg" border="0" alt="[Resim: 205.jpg]" /><br />
<img src="http://i0909.hizliresim.com/2009/9/10/208.jpg" border="0" alt="[Resim: 208.jpg]" /><br />
<img src="http://i0909.hizliresim.com/2009/9/10/210.jpg" border="0" alt="[Resim: 210.jpg]" /><br />
<img src="http://i0909.hizliresim.com/2009/9/10/213.jpg" border="0" alt="[Resim: 213.jpg]" /><br />
<img src="http://i0909.hizliresim.com/2009/9/10/217.jpg" border="0" alt="[Resim: 217.jpg]" />]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[onun kusuru]]></title>
			<link>http://www.aykutkuskaya.biz/onun-kusuru</link>
			<pubDate>Sat, 29 Aug 2009 03:04:58 +0400</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.aykutkuskaya.biz/onun-kusuru</guid>
			<description><![CDATA[suçlarlar bizi, sözü sakındığımız için<br />
halbuki şiirlerimizdedir konuştuklarımız<br />
deriz ki:<br />
öyle sevecen bir ses<br />
deriz ki:<br />
haftalardır kadının gözleri hüzün dolu<br />
nerede doğar dünyanın onca zevki<br />
ve ölür nerede?<br />
deriz ki: nefret!<br />
o kadar çok ki nefret!<br />
o kadar az merhamet<br />
sorma artık başka bir şey<br />
gururluysak eğer ve bundansa<br />
bilgeliğimiz,<br />
duyduklarından gayrı bir şey sorma<br />
söz etmeyiz onlardan;<br />
şah damarı yakınlığımızdırlar...<br />
<br />
Ezra Pound]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[suçlarlar bizi, sözü sakındığımız için<br />
halbuki şiirlerimizdedir konuştuklarımız<br />
deriz ki:<br />
öyle sevecen bir ses<br />
deriz ki:<br />
haftalardır kadının gözleri hüzün dolu<br />
nerede doğar dünyanın onca zevki<br />
ve ölür nerede?<br />
deriz ki: nefret!<br />
o kadar çok ki nefret!<br />
o kadar az merhamet<br />
sorma artık başka bir şey<br />
gururluysak eğer ve bundansa<br />
bilgeliğimiz,<br />
duyduklarından gayrı bir şey sorma<br />
söz etmeyiz onlardan;<br />
şah damarı yakınlığımızdırlar...<br />
<br />
Ezra Pound]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Ramazan Konserleri]]></title>
			<link>http://www.aykutkuskaya.biz/Ramazan-Konserleri</link>
			<pubDate>Fri, 28 Aug 2009 01:39:27 +0400</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.aykutkuskaya.biz/Ramazan-Konserleri</guid>
			<description><![CDATA[<img src="http://img338.imageshack.us/img338/1551/sonramazan.jpg" border="0" alt="[Resim: sonramazan.jpg&#93;" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<img src="http://img338.imageshack.us/img338/1551/sonramazan.jpg" border="0" alt="[Resim: sonramazan.jpg]" />]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Bir Yolcu için Bir Tas Çorban Var mı ??]]></title>
			<link>http://www.aykutkuskaya.biz/Bir-Yolcu-icin-Bir-Tas-Corban-Var-mi</link>
			<pubDate>Sat, 27 Jun 2009 17:03:16 +0400</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.aykutkuskaya.biz/Bir-Yolcu-icin-Bir-Tas-Corban-Var-mi</guid>
			<description><![CDATA[<span style="color: #2F4F4F;"><span style="font-weight: bold;">Eskilerden biri, akşam yemeğini sarayda yemek üzere halifenin davetlisiydi. Hızlı hızlı saraya doğru giderken önüne biri çıktı. Önüne çıkan adama kim olduğunu sordu. Adam:<br />
<br />
- Ben yolcuyum. Buranın yabancısıyım. Aç ve yorgunum, dedi. O da:<br />
<br />
- Ben halifenin davetlisiyim. Gel beraber gidelim, dediyse de misafir:<br />
<br />
- Benim halife ile ne işim olacak. Senin bana vereceğin bir tas çorban varsa ver, yoksa bırak, deyince fazla ilgilenmeyip saraya doğru yöneldi.<br />
<br />
Davetten sonra dönüşte baktı ki, adam bir kenara kıvrılmış uyuyor. Uyandırmak istemedi ve "Sabah uyanacağı vakitte gelir ve karnını doyururum" diye düşündü, evine gitti, yattı ve uyudu.<br />
<br />
O gece bir rüya gördü. Kendisi bir çöldeydi. Yüzünden ışıklar saçılan büyük bir kalabalık ve o kalabalığın önünde de daha nurlu bir zat bulunuyordu. Bunların kimler olduğunu sordu. Kendisine:<br />
<br />
- Bunlar 124 bin Peygamberdir. En önde olan da son Peygamber Hazreti Muhammed Mustafa (s.a.v.) dır, dediler.<br />
<br />
Hemen Peygamberimiz'in elini öpmek istediyse de, Peygamberimiz elini vermedi. Ve buyurdu ki:<br />
<br />
- Biz, sevdiklerimizden bir tas çorbayı esirgeyenlere elimizi vermeyiz.<br />
<br />
Uyanır uyanmaz hemen akşamki yabancıyı bulmak için koştu. O, henüz kalkmış ve yola koyulmuştu. Geri çevirmeye uğraştı ve "Ne olur bir tas çorbamı iç" diye yalvardı. Yabancı adam ısrarlara rağmen kabul etmedi ve şöyle dedi.<br />
<br />
- Senin bir tas çorba vermen için illâ da 124 bin Peygamberi seferber mi etmek lâzım? O güçte olmayanlar ne yapacaklar?<br />
<br />
Bundan sonra o zat rastladığı hiç bir misafire yemek ikram etmeden göndermezdi. Hatta kendisine misafir olup yemeğini yemesi için yalvarırdı. <br />
 </span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="color: #2F4F4F;"><span style="font-weight: bold;">Eskilerden biri, akşam yemeğini sarayda yemek üzere halifenin davetlisiydi. Hızlı hızlı saraya doğru giderken önüne biri çıktı. Önüne çıkan adama kim olduğunu sordu. Adam:<br />
<br />
- Ben yolcuyum. Buranın yabancısıyım. Aç ve yorgunum, dedi. O da:<br />
<br />
- Ben halifenin davetlisiyim. Gel beraber gidelim, dediyse de misafir:<br />
<br />
- Benim halife ile ne işim olacak. Senin bana vereceğin bir tas çorban varsa ver, yoksa bırak, deyince fazla ilgilenmeyip saraya doğru yöneldi.<br />
<br />
Davetten sonra dönüşte baktı ki, adam bir kenara kıvrılmış uyuyor. Uyandırmak istemedi ve "Sabah uyanacağı vakitte gelir ve karnını doyururum" diye düşündü, evine gitti, yattı ve uyudu.<br />
<br />
O gece bir rüya gördü. Kendisi bir çöldeydi. Yüzünden ışıklar saçılan büyük bir kalabalık ve o kalabalığın önünde de daha nurlu bir zat bulunuyordu. Bunların kimler olduğunu sordu. Kendisine:<br />
<br />
- Bunlar 124 bin Peygamberdir. En önde olan da son Peygamber Hazreti Muhammed Mustafa (s.a.v.) dır, dediler.<br />
<br />
Hemen Peygamberimiz'in elini öpmek istediyse de, Peygamberimiz elini vermedi. Ve buyurdu ki:<br />
<br />
- Biz, sevdiklerimizden bir tas çorbayı esirgeyenlere elimizi vermeyiz.<br />
<br />
Uyanır uyanmaz hemen akşamki yabancıyı bulmak için koştu. O, henüz kalkmış ve yola koyulmuştu. Geri çevirmeye uğraştı ve "Ne olur bir tas çorbamı iç" diye yalvardı. Yabancı adam ısrarlara rağmen kabul etmedi ve şöyle dedi.<br />
<br />
- Senin bir tas çorba vermen için illâ da 124 bin Peygamberi seferber mi etmek lâzım? O güçte olmayanlar ne yapacaklar?<br />
<br />
Bundan sonra o zat rastladığı hiç bir misafire yemek ikram etmeden göndermezdi. Hatta kendisine misafir olup yemeğini yemesi için yalvarırdı. <br />
 </span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Sahildeki Renkli Taşlar]]></title>
			<link>http://www.aykutkuskaya.biz/Sahildeki-Renkli-Taslar</link>
			<pubDate>Sat, 27 Jun 2009 16:59:52 +0400</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.aykutkuskaya.biz/Sahildeki-Renkli-Taslar</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;"><img src="http://i0906.hizliresim.com/2009/6/27/3279.jpg" border="0" alt="[Resim: 3279.jpg&#93;" /><br />
<br />
Göz alabildiğine uzanan bir sahilde, irili ufaklı sayısız çakıl taşı varmış. Denizin durgun ve havanın kapalı olduğu zamanlarda, bu taşlardan hiç bir ses duyulmazmış. Sadece martıların çığlıkları ve arada bir uzaktan geçen yolcu gemilerinin sesi yankılanırmış böyle günlerde.<br />
<br />
Ama deniz çoşup da dalgalar kaplayınca sahilleri, neşeleri gelirmiş çakılların. Hepsi ıslanıp iliklerine kadar titremelerine rağmen, şikayet etmezlermiş durumlarından.<br />
<br />
Çünkü denizin dalgalarıyla yıkandıklarında soluk yüzlerine renk gelir ve hava bir de açıksa, o geçici renkler güneş ışığından ötürü parlamaya başlarmış. İşte bu zamanlarda, çenesi düşermiş çakılların.<br />
<br />
- Biz gerçekten güzeliz, diye kasılırlarmış.. Hem renkliyiz, hem parlak.<br />
<br />
Sadece bu kadarla da yetinmezmiş çakıllar. Diğerleriyle kıyaslarlarmış kendilerini, bazen kavga ederek, "sen küçüksün ben büyük", "sen soluksun ben parlak" gibi laflarla. Kavganın en civcivli anında, bir ses duyarlarmış çoğu zaman. Derinlerden gelen o ses:<br />
<br />
— Güzelliğinizle asla övünmeyin, dermiş onlara. Hele hele o güzelliği başka yerden almışsanız.<br />
<br />
Çakıllar, pek aldırış etmezlermiş bu sese, yine renklerinden bahseder ve sataşırlarmış birbirlerine. Ama o ses tekrar duyulur ve:<br />
<br />
— Renkli olmak hüner değildir, dermiş. O parlaklık ruhunuzdaysa eğer, renksiz olmak zarar vermez sizlere.<br />
<br />
Çakıllar, kendilerine o güzeliği veren şeyi ve derinden derine gelen o sesi merak etmedikleri için, gülüp geçerlermiş söylenenlere..<br />
<br />
Çakılların güzellikleriyle övündükleri bir gün, devlere benzeyen makinalar girmiş o sahillere. Çelik tekerlekleriyle ezdikleri taşları bin parçaya bölerek. Birbirinden gururlu taşlar, o devlerin pençeleriyle savrulup atılmışlar bir yana.<br />
<br />
Dağ gibi yığılan çakıllardan bazıları, bu sefer "biz üsteyiz, siz altta" diyerek dalga geçmişler ezilenlerle. Kısa bir zamanda, sahilin altı üstüne getirilmiş adeta. Çakıllar, neler olup bittiğini anlamaya çalışırken, adamlardan sevinç çığlıkları yükselmeye başlamış:<br />
<br />
— Bulduuuk! diye bağırıyorlarmış hep bir ağızdan. Bir sahil dolusu çakıla bedel olan o taşı bulduk.<br />
<br />
Çakıllar, neyin bulunduğunu merak ederek adamlara baktıklarında, onların ellerinde renksiz bir taş görerek hayrete düşmüşler. Hepsi dudak bükerek alay etmek üzereyken, o renksiz taş güneş gibi parıldayarak selamlamış kendilerini, güneş çoktan batmış olmasına rağmen.<br />
<br />
Parlak taş, bir kenara atılan çakılların şaşkınlığı farkedince:<br />
<br />
— Yıllar boyu sizinle konuşan bendim, diye gülümsemiş.. Sizlerden çok daha aşağılarda ve toprak altındaydım. Ama içimdeki ışığı hiç bir zaman kaybetmedim. Ve o ışığı kimden aldığımı bildiğim için de asla gururlanmadım. Bu yüzden de sultanlara taç olup başlarda, yüzük olup eller üstünde taşındım asırlardır.<br />
<br />
Çakıllardan hiç bir cevap gelmemiş. Adamlar ise, gece olmasına rağmen makinalarını başka bir sahile yönlendirmişler. Ay ışığından aldıkları parlaklıkla öğünen yassı çakılların bulunduğu karşı sahile...<br />
<br />
Cüneyd Suavi </span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;"><img src="http://i0906.hizliresim.com/2009/6/27/3279.jpg" border="0" alt="[Resim: 3279.jpg]" /><br />
<br />
Göz alabildiğine uzanan bir sahilde, irili ufaklı sayısız çakıl taşı varmış. Denizin durgun ve havanın kapalı olduğu zamanlarda, bu taşlardan hiç bir ses duyulmazmış. Sadece martıların çığlıkları ve arada bir uzaktan geçen yolcu gemilerinin sesi yankılanırmış böyle günlerde.<br />
<br />
Ama deniz çoşup da dalgalar kaplayınca sahilleri, neşeleri gelirmiş çakılların. Hepsi ıslanıp iliklerine kadar titremelerine rağmen, şikayet etmezlermiş durumlarından.<br />
<br />
Çünkü denizin dalgalarıyla yıkandıklarında soluk yüzlerine renk gelir ve hava bir de açıksa, o geçici renkler güneş ışığından ötürü parlamaya başlarmış. İşte bu zamanlarda, çenesi düşermiş çakılların.<br />
<br />
- Biz gerçekten güzeliz, diye kasılırlarmış.. Hem renkliyiz, hem parlak.<br />
<br />
Sadece bu kadarla da yetinmezmiş çakıllar. Diğerleriyle kıyaslarlarmış kendilerini, bazen kavga ederek, "sen küçüksün ben büyük", "sen soluksun ben parlak" gibi laflarla. Kavganın en civcivli anında, bir ses duyarlarmış çoğu zaman. Derinlerden gelen o ses:<br />
<br />
— Güzelliğinizle asla övünmeyin, dermiş onlara. Hele hele o güzelliği başka yerden almışsanız.<br />
<br />
Çakıllar, pek aldırış etmezlermiş bu sese, yine renklerinden bahseder ve sataşırlarmış birbirlerine. Ama o ses tekrar duyulur ve:<br />
<br />
— Renkli olmak hüner değildir, dermiş. O parlaklık ruhunuzdaysa eğer, renksiz olmak zarar vermez sizlere.<br />
<br />
Çakıllar, kendilerine o güzeliği veren şeyi ve derinden derine gelen o sesi merak etmedikleri için, gülüp geçerlermiş söylenenlere..<br />
<br />
Çakılların güzellikleriyle övündükleri bir gün, devlere benzeyen makinalar girmiş o sahillere. Çelik tekerlekleriyle ezdikleri taşları bin parçaya bölerek. Birbirinden gururlu taşlar, o devlerin pençeleriyle savrulup atılmışlar bir yana.<br />
<br />
Dağ gibi yığılan çakıllardan bazıları, bu sefer "biz üsteyiz, siz altta" diyerek dalga geçmişler ezilenlerle. Kısa bir zamanda, sahilin altı üstüne getirilmiş adeta. Çakıllar, neler olup bittiğini anlamaya çalışırken, adamlardan sevinç çığlıkları yükselmeye başlamış:<br />
<br />
— Bulduuuk! diye bağırıyorlarmış hep bir ağızdan. Bir sahil dolusu çakıla bedel olan o taşı bulduk.<br />
<br />
Çakıllar, neyin bulunduğunu merak ederek adamlara baktıklarında, onların ellerinde renksiz bir taş görerek hayrete düşmüşler. Hepsi dudak bükerek alay etmek üzereyken, o renksiz taş güneş gibi parıldayarak selamlamış kendilerini, güneş çoktan batmış olmasına rağmen.<br />
<br />
Parlak taş, bir kenara atılan çakılların şaşkınlığı farkedince:<br />
<br />
— Yıllar boyu sizinle konuşan bendim, diye gülümsemiş.. Sizlerden çok daha aşağılarda ve toprak altındaydım. Ama içimdeki ışığı hiç bir zaman kaybetmedim. Ve o ışığı kimden aldığımı bildiğim için de asla gururlanmadım. Bu yüzden de sultanlara taç olup başlarda, yüzük olup eller üstünde taşındım asırlardır.<br />
<br />
Çakıllardan hiç bir cevap gelmemiş. Adamlar ise, gece olmasına rağmen makinalarını başka bir sahile yönlendirmişler. Ay ışığından aldıkları parlaklıkla öğünen yassı çakılların bulunduğu karşı sahile...<br />
<br />
Cüneyd Suavi </span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[yıldırım bekçi - gün gelir de beni]]></title>
			<link>http://www.aykutkuskaya.biz/yildirim-bekci-gun-gelir-de-beni</link>
			<pubDate>Tue, 23 Jun 2009 22:14:17 +0400</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.aykutkuskaya.biz/yildirim-bekci-gun-gelir-de-beni</guid>
			<description><![CDATA[<div><embed type="application/x-shockwave-flash" src="http://www.izlesene.com/player2.swf?video=873946" width="425px" height="355px" wmode="transparent" quality="high" allowFullScreen="true" allowScriptAccess="never" pluginspage="http://www.macromedia.com/go/getflashplayer" autoplay="false" autostart="false" /><noembed><a href="http://www.izlesene.com/player2.swf?video=873946" target="_blank">http://www.izlesene.com/player2.swf?video=873946</a></noembed></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><embed type="application/x-shockwave-flash" src="http://www.izlesene.com/player2.swf?video=873946" width="425px" height="355px" wmode="transparent" quality="high" allowFullScreen="true" allowScriptAccess="never" pluginspage="http://www.macromedia.com/go/getflashplayer" autoplay="false" autostart="false" /><noembed><a href="http://www.izlesene.com/player2.swf?video=873946" target="_blank">http://www.izlesene.com/player2.swf?video=873946</a></noembed></div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Her kapıyı açan sihirli sözcük nedir]]></title>
			<link>http://www.aykutkuskaya.biz/Her-kapiyi-acan-sihirli-sozcuk-nedir</link>
			<pubDate>Tue, 16 Jun 2009 23:25:54 +0400</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.aykutkuskaya.biz/Her-kapiyi-acan-sihirli-sozcuk-nedir</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;">Fakir bir genç, padişahın kızına aşık olmuş. Bu ümitsiz sevdasını gidip meşhur dervişine anlatarak yardım dilemiş. Derviş: "Evlâdım, şehrin girişinde tam yol ağzında otur, kim ne derse desin sadece "Allah" diye cevap ver." demiş. <br />
 <br />
    Fakir genç, denileni yapmış. Günlerce, aylarca şehrin girişinde başka hiçbir kelime konuşmadan "Allah" demiş. Derviş, yiyeceğini, içeceğini her gün getiriyormuş. Zamanla "Allah" diyen genç halk arasında meşhur olmaya başlamış. Nihayet bir gün padişah da genci merak etmiş. Dervişten, genç hakkında bilgi istemiş. <br />
 <br />
    Derviş, gencin devrin büyüklerinden olduğunu söylemiş. Padişah, kalkıp genci ziyarete gitmiş. "Kimsin? <br />
 <br />
    Derdin ne? Ne istersin?" demiş ise de, genç, padişaha karşı da "Allah" demekten vazgeçmemiş. Başka tek kelime konuşmamış. <br />
 <br />
    Derviş akşam gencin yanına gelmiş. "Padişah sana "Kızımı vereyim" diyene kadar, sen ondan sakın ola ki bir istekte bulunma!" diye tembihte bulunmuş. Nihayet bir gün padişah gelip: "Ne istiyorsun, istiyorsan seni kızımla evlendireyim." deyince, genç, dervişin şaşkın bakışları altında "Yok" demiş.  "Artık onu da istemiyorum." <br />
 <br />
    "Ben başka birisinin hatrı için Allah dedim, Allah devrin padişahını ayağıma getirip, benim gibi miskin bir gence kendi kızını teklif ettirdi. Eğer Onun hatırı için Allah deseydim kim bilir ne olurdu? Ben bundan böyle Ondan başkasını anmıyor, ondan başkasını istemiyorum..."</span><span style="font-style: italic;"><br />
<br />
alıntı</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;">Fakir bir genç, padişahın kızına aşık olmuş. Bu ümitsiz sevdasını gidip meşhur dervişine anlatarak yardım dilemiş. Derviş: "Evlâdım, şehrin girişinde tam yol ağzında otur, kim ne derse desin sadece "Allah" diye cevap ver." demiş. <br />
 <br />
    Fakir genç, denileni yapmış. Günlerce, aylarca şehrin girişinde başka hiçbir kelime konuşmadan "Allah" demiş. Derviş, yiyeceğini, içeceğini her gün getiriyormuş. Zamanla "Allah" diyen genç halk arasında meşhur olmaya başlamış. Nihayet bir gün padişah da genci merak etmiş. Dervişten, genç hakkında bilgi istemiş. <br />
 <br />
    Derviş, gencin devrin büyüklerinden olduğunu söylemiş. Padişah, kalkıp genci ziyarete gitmiş. "Kimsin? <br />
 <br />
    Derdin ne? Ne istersin?" demiş ise de, genç, padişaha karşı da "Allah" demekten vazgeçmemiş. Başka tek kelime konuşmamış. <br />
 <br />
    Derviş akşam gencin yanına gelmiş. "Padişah sana "Kızımı vereyim" diyene kadar, sen ondan sakın ola ki bir istekte bulunma!" diye tembihte bulunmuş. Nihayet bir gün padişah gelip: "Ne istiyorsun, istiyorsan seni kızımla evlendireyim." deyince, genç, dervişin şaşkın bakışları altında "Yok" demiş.  "Artık onu da istemiyorum." <br />
 <br />
    "Ben başka birisinin hatrı için Allah dedim, Allah devrin padişahını ayağıma getirip, benim gibi miskin bir gence kendi kızını teklif ettirdi. Eğer Onun hatırı için Allah deseydim kim bilir ne olurdu? Ben bundan böyle Ondan başkasını anmıyor, ondan başkasını istemiyorum..."</span><span style="font-style: italic;"><br />
<br />
alıntı</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Plastik Şişelere Dikkat!!]]></title>
			<link>http://www.aykutkuskaya.biz/Plastik-Siselere-Dikkat</link>
			<pubDate>Mon, 25 May 2009 17:05:45 +0400</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.aykutkuskaya.biz/Plastik-Siselere-Dikkat</guid>
			<description><![CDATA[Gündelik hayatta yaygın olarak kullanılmakta olan plastik şişeler sağlığı tehdit ediyor.Harvard School of Public Health'te araştırmacılar 77 öğrenci üzerinde inceleme yaptı. Öğrenciler 7 gün boyunca plastik şişelerden su içti.<br />
<br />
Plastik şişe kullanan katılımcıların idrarlarında, dişilik hormonu östrojene benzeyen BPA maddesinin yüzde 69 arttığı görüldü. Araştırmalar plastik şişelerde bulunan, BPA maddesinin doğumsal kusurlara, büyüme bozukluklarına ve kalp hastalığı ile diyabet riskinin artışına neden olduğunu söyledi.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Gündelik hayatta yaygın olarak kullanılmakta olan plastik şişeler sağlığı tehdit ediyor.Harvard School of Public Health'te araştırmacılar 77 öğrenci üzerinde inceleme yaptı. Öğrenciler 7 gün boyunca plastik şişelerden su içti.<br />
<br />
Plastik şişe kullanan katılımcıların idrarlarında, dişilik hormonu östrojene benzeyen BPA maddesinin yüzde 69 arttığı görüldü. Araştırmalar plastik şişelerde bulunan, BPA maddesinin doğumsal kusurlara, büyüme bozukluklarına ve kalp hastalığı ile diyabet riskinin artışına neden olduğunu söyledi.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Vücudundaki Fazla Yağlardan Yakınanlar!!!!]]></title>
			<link>http://www.aykutkuskaya.biz/Vucudundaki-Fazla-Yaglardan-Yakinanlar</link>
			<pubDate>Mon, 25 May 2009 16:58:31 +0400</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.aykutkuskaya.biz/Vucudundaki-Fazla-Yaglardan-Yakinanlar</guid>
			<description><![CDATA[Harvard Üniversitesi Genetik ve Kompleks Hastalıklar Bölümü Başkanı Prof. Dr. Gökhan Hotamışlıgil'in çalışması, yağ dokusunun ürettiği bir molekülün, kronik hastalıkların tedavinde önemli rol oynayabileceğini gösterdi.<br />
<br />
Hotamışlıgil 45. Ulusal Diyabet Kongresi dolayısıyla geldiği Antalya'da yaptığı açıklamada, kronik hastalıklarının tedavisinde vücut yağlarının umut veren gelişmelere neden olduğunu söyledi. İlaca yönelik çalışmalar açısından vücut yağlarında bir hazine yattığını belirten Hotamışlıgil, basit moleküller sentezleyen yağları kliniğe aktarmanın proteinlere göre daha kolay olduğunu vurguladı.<br />
<br />
Yağları depolayarak enerji kaynağı olarak vücuda sunan yağ dokusunun, hormon olarak fonksiyon gören moleküller de ürettiğine dikkati çeken Hotamışlıgil, bunun ilk örneğinin, ekip olarak keşfettikleri ve ''C16:1n7-palmetoleate'' olarak adlandırdıkları basit bir 16 karbonlu yağ asiti olduğunu söyledi.<br />
<br />
Hotamışlıgil, hormon olarak fonksiyon gören bu molekülün, kaslar üzerinde tıpkı insülin gibi çalışarak şekeri kandan uzaklaştırdığını, karaciğerde ise yağlanmayı engellediğini kaydetti.<br />
<br />
-KALORİ KISITLAMASI İNSAN ÖMRÜNÜ UZATIYOR-<br />
<br />
Bu hormonun ancak yağ dokusu, yağ sentezleme başladığı zaman arttığını dile getiren Hotamışlıgil, bunun için de uzun süreli kalori kısıtlamasına ihtiyaç olduğunu söyledi.<br />
<br />
Palmetoleate hormonunun kaslar ve karaciğere gönderdiği sinyallerin artması için uzun süre günlük 1000-1200 kalori arasında beslenmek gerektiğini ifade eden Hotamışlıgil, bunun sürdürülebilir olmadığını vurguladı. Kısıtlı kaloride vücut ısısının düştüğünü, sürekli açlık hissiyle yaşandığını ve bunun da kişilerin mutsuz olmasına neden olduğunu ifade eden Hotamışlıgil, ''Buna karşın bütün bilinen organizmalarda maya da dahil olmak üzere kaloriyi kısıtladığınız zaman yaşam süresi uzuyor'' dedi.<br />
<br />
Fareler üzerinde yaptıkları gen değişikliği ile palmetoleate hormonunun yağ dokusu tarafından salgılanmasını tetiklediklerine işaret eden Hotamışlıgil, ''Bu iki manevrayla hayvanları kalori kısıtlamasındaymış gibi sağlıklı tutabiliyoruz. Bu da bize kalori kısıtlamasını bir ilacın içine koyma umudu veriyor'' diye konuştu.<br />
<br />
-KALORİ KISITLAMASI KAPSÜLE Mİ GİRİYOR?-<br />
<br />
Yaptıkları deneysel çalışmanın kalori kısıtlamasına gitmeden birtakım müdahaleler yapılabileceği olasılığını ortaya çıkardığını belirten Prof. Dr. Hotamışlıgil, ''Teorik olarak kalori kısıtlamasını bir kapsülün içine koymak mümkün. Bizim de hayal ettiğimiz onu yapmak. Kalori kısıtlamasını bir kapsüle koyup insanlara vermek. Bunun olacağına kesin gözüyle bakıyorum'' dedi. Kalori kısıtlamalarında görülen değişikliklerin, farelerde kalori kısıtlamasına gitmeden görebildiklerini vurgulayan Hotamışlıgil, ''Bu hayvanlar metabolik olarak hastalanmıyor. Deneysel olarak rüya gibi bir şey. Ne yaparsanız yapın hayvanlar hastalanmıyor, bir kalp ya da karaciğer hastalığı, astım geliştirmiyor. Yağ dokularında da azalma oluyor'' diye konuştu. Hotamışlıgil, 10 sene içinde bu mekanizmanın insanlarda çalışıp çalışmayacağının ortaya çıkacağını bildirdi.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Harvard Üniversitesi Genetik ve Kompleks Hastalıklar Bölümü Başkanı Prof. Dr. Gökhan Hotamışlıgil'in çalışması, yağ dokusunun ürettiği bir molekülün, kronik hastalıkların tedavinde önemli rol oynayabileceğini gösterdi.<br />
<br />
Hotamışlıgil 45. Ulusal Diyabet Kongresi dolayısıyla geldiği Antalya'da yaptığı açıklamada, kronik hastalıklarının tedavisinde vücut yağlarının umut veren gelişmelere neden olduğunu söyledi. İlaca yönelik çalışmalar açısından vücut yağlarında bir hazine yattığını belirten Hotamışlıgil, basit moleküller sentezleyen yağları kliniğe aktarmanın proteinlere göre daha kolay olduğunu vurguladı.<br />
<br />
Yağları depolayarak enerji kaynağı olarak vücuda sunan yağ dokusunun, hormon olarak fonksiyon gören moleküller de ürettiğine dikkati çeken Hotamışlıgil, bunun ilk örneğinin, ekip olarak keşfettikleri ve ''C16:1n7-palmetoleate'' olarak adlandırdıkları basit bir 16 karbonlu yağ asiti olduğunu söyledi.<br />
<br />
Hotamışlıgil, hormon olarak fonksiyon gören bu molekülün, kaslar üzerinde tıpkı insülin gibi çalışarak şekeri kandan uzaklaştırdığını, karaciğerde ise yağlanmayı engellediğini kaydetti.<br />
<br />
-KALORİ KISITLAMASI İNSAN ÖMRÜNÜ UZATIYOR-<br />
<br />
Bu hormonun ancak yağ dokusu, yağ sentezleme başladığı zaman arttığını dile getiren Hotamışlıgil, bunun için de uzun süreli kalori kısıtlamasına ihtiyaç olduğunu söyledi.<br />
<br />
Palmetoleate hormonunun kaslar ve karaciğere gönderdiği sinyallerin artması için uzun süre günlük 1000-1200 kalori arasında beslenmek gerektiğini ifade eden Hotamışlıgil, bunun sürdürülebilir olmadığını vurguladı. Kısıtlı kaloride vücut ısısının düştüğünü, sürekli açlık hissiyle yaşandığını ve bunun da kişilerin mutsuz olmasına neden olduğunu ifade eden Hotamışlıgil, ''Buna karşın bütün bilinen organizmalarda maya da dahil olmak üzere kaloriyi kısıtladığınız zaman yaşam süresi uzuyor'' dedi.<br />
<br />
Fareler üzerinde yaptıkları gen değişikliği ile palmetoleate hormonunun yağ dokusu tarafından salgılanmasını tetiklediklerine işaret eden Hotamışlıgil, ''Bu iki manevrayla hayvanları kalori kısıtlamasındaymış gibi sağlıklı tutabiliyoruz. Bu da bize kalori kısıtlamasını bir ilacın içine koyma umudu veriyor'' diye konuştu.<br />
<br />
-KALORİ KISITLAMASI KAPSÜLE Mİ GİRİYOR?-<br />
<br />
Yaptıkları deneysel çalışmanın kalori kısıtlamasına gitmeden birtakım müdahaleler yapılabileceği olasılığını ortaya çıkardığını belirten Prof. Dr. Hotamışlıgil, ''Teorik olarak kalori kısıtlamasını bir kapsülün içine koymak mümkün. Bizim de hayal ettiğimiz onu yapmak. Kalori kısıtlamasını bir kapsüle koyup insanlara vermek. Bunun olacağına kesin gözüyle bakıyorum'' dedi. Kalori kısıtlamalarında görülen değişikliklerin, farelerde kalori kısıtlamasına gitmeden görebildiklerini vurgulayan Hotamışlıgil, ''Bu hayvanlar metabolik olarak hastalanmıyor. Deneysel olarak rüya gibi bir şey. Ne yaparsanız yapın hayvanlar hastalanmıyor, bir kalp ya da karaciğer hastalığı, astım geliştirmiyor. Yağ dokularında da azalma oluyor'' diye konuştu. Hotamışlıgil, 10 sene içinde bu mekanizmanın insanlarda çalışıp çalışmayacağının ortaya çıkacağını bildirdi.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[yaz bana gönder/ben aklımı gözlerine takmışım]]></title>
			<link>http://www.aykutkuskaya.biz/yaz-bana-gonder-ben-aklimi-gozlerine-takmisim</link>
			<pubDate>Mon, 25 May 2009 00:26:32 +0400</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.aykutkuskaya.biz/yaz-bana-gonder-ben-aklimi-gozlerine-takmisim</guid>
			<description><![CDATA[tanımıyorum ilker beyi ama bu iki parçayı çok sevdim<img src="http://www.aykutkuskaya.biz/images/smilies/smile.gif" style="vertical-align: middle;" border="0" alt="Smile" title="Smile" /><br />
<br />
<div><embed type="application/x-shockwave-flash" src="http://www.izlesene.com/player2.swf?video=686001" width="425px" height="355px" wmode="transparent" quality="high" allowFullScreen="true" allowScriptAccess="never" pluginspage="http://www.macromedia.com/go/getflashplayer" autoplay="false" autostart="false" /><noembed><a href="http://www.izlesene.com/player2.swf?video=686001" target="_blank">http://www.izlesene.com/player2.swf?video=686001</a></noembed></div>
<br />
<br />
<div><embed type="application/x-shockwave-flash" src="http://www.izlesene.com/player2.swf?video=682256" width="425px" height="355px" wmode="transparent" quality="high" allowFullScreen="true" allowScriptAccess="never" pluginspage="http://www.macromedia.com/go/getflashplayer" autoplay="false" autostart="false" /><noembed><a href="http://www.izlesene.com/player2.swf?video=682256" target="_blank">http://www.izlesene.com/player2.swf?video=682256</a></noembed></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[tanımıyorum ilker beyi ama bu iki parçayı çok sevdim<img src="http://www.aykutkuskaya.biz/images/smilies/smile.gif" style="vertical-align: middle;" border="0" alt="Smile" title="Smile" /><br />
<br />
<div><embed type="application/x-shockwave-flash" src="http://www.izlesene.com/player2.swf?video=686001" width="425px" height="355px" wmode="transparent" quality="high" allowFullScreen="true" allowScriptAccess="never" pluginspage="http://www.macromedia.com/go/getflashplayer" autoplay="false" autostart="false" /><noembed><a href="http://www.izlesene.com/player2.swf?video=686001" target="_blank">http://www.izlesene.com/player2.swf?video=686001</a></noembed></div>
<br />
<br />
<div><embed type="application/x-shockwave-flash" src="http://www.izlesene.com/player2.swf?video=682256" width="425px" height="355px" wmode="transparent" quality="high" allowFullScreen="true" allowScriptAccess="never" pluginspage="http://www.macromedia.com/go/getflashplayer" autoplay="false" autostart="false" /><noembed><a href="http://www.izlesene.com/player2.swf?video=682256" target="_blank">http://www.izlesene.com/player2.swf?video=682256</a></noembed></div>]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>